Evet mi Hayır mı ???

Evet mi Hayır mı ???
“Evet Diyoruz” yazılarıma 100 yıl öncesinden, 15 yıl öncesinden örnekler vererek başlamıştım; sonrasında gördüm ki birileri bundan fazlasıyla rahatsız olmuş. Evet dememizin sebeplerini sıralarken, “maddelere gel, maddelere” diyorlar sürekli. Maddelere de geleceğim; ama önce yapılan zulümleri hatırlatmakta yarar var.. Bizler bu güne, uzaydan bir matematik problemine ışınlanır gibi ışınlanmadık. Karşımızda başı sonu olmayan, bir tek matematik sorusu yok.

Recep Tayyip Erdoğan’ın girdiği her seçimi kazanmasından dolayı iliklerine kadar korkuyorlar ve ben bu konulardan bahsettiğim zaman “burada Erdoğan’ı değil, maddeleri oyluyoruz” diyorlar.

Geçmişi unutturarak, günü kurtarmaya çalışıyorlar ama beyhude!
Bu millet bunları çok iyi tanıyor..


 Sene 2007.. Ünlü tiyatro sanatçısı Nejat Uygur, rahatsızlanarak GATA’ya kaldırılıyor. Aile dostu olan Recep Tayyip Erdoğan, o dönemin başbakanı.. Eşiyle birlikte Nejat Uygur’u ziyaret etmek istiyorlar; ama başbakanın eşi, GATA’ya başı örtülü olduğu için hasta ziyaretine alınmıyor!

Baş örtüsü nedir?
Birkaç kuşak öncesinde akrabaları başını örtmeyen kaç kişi vardır bu ülkede?
Başbakanı geçelim, herhangi bir insanın eşiyle birlikte yapacağı hasta ziyaretine bu şekilde karşı çıkmak insani midir?
Laiklik, insanların inançlarının teminat altına alınması değil mi? Ne zaman laiklik muhafazakar müslümanların başını ezme aracı oldu?
O dönem bazı koca koca herifler hiç utanmadan “ben de tıraşsız GATA’ya giremiyorum, ne var bunda” demişti. Bunların zihniyeti budur! Bunlar bu kadar cüretkardır! Ve fırsatını bulurlarsa da geri gelecekler..

Askerde oğlunun yemin törenini izleyemeyen kadınlar vardı bu ülkede..
Oğlu, eğer bu ülke için hayatını kaybederse, “şehit” oldu diyorlardı o kadınlara..
İnancından dolayı başını örten bir müslüman kadını, bu ülkenin hastanesine bile sokmazlar; oğlu öldüğünde hesap soramasın diye “şehit oldu” derler..
İnandıkları düzen budur..


Biz ölelim, şehit desinler..
Onlar da ülkeyi istedikleri gibi yönetsin..
Büyük şehirlerde yaşayan Beyaz Türklere karşı, Anadolu’nun şehit deposu kara-kavruk Türkler..

Bu ayrımı yapan biz değiliz, onlar kendilerini bizden ayrı tuttular senelerce..
Ve bizi yönetmek için seçim kazanmalarına gerek yoktu! Yargıyla, orduyla ufak dokunuşlar yetiyordu.. “Şurada da küçük bir muhtıra varmış!” diyerek yönettiler ülkeyi..

Halk seçmeyi bilmez, halk cahil, halk göbeğini kaşıyan ayı, halk kısa bacaklı kıllı insan yığını, halk denize donla giriyor, halk kömür için oyunu satıyor diyerek kendi içinde seçim kampanyası yürüten insanlardan bahsediyoruz..
Alay ettikleri, aşağıladıkları o halk, 15 Temmuz gecesi onlar saklanırken tankların altına yatarak bir kez daha cevherini gösterdi..

Referandumda Evet diyeceğiz ve koalisyonun kıyısından köşesinden de iktidara ulaşıp, başımıza bu zulümle çıkamayacaklar bir kez daha! İktidar olmak için bu halkın en az %50 desteği gerekecek çünkü! Ve politikalarını artık yasaklar üzerine kuramayacaklar, gizli veya açık!

Recep Tayyip Erdoğan sayesinde bu ülkede üniversiteye girebilen kızlarımızın, o gittikten sonra her şeyi yeniden kaybetmemesi için evet diyeceğiz!

Referandumda Evet diyeceğiz ve bundan sonra bu ülkeyi bu halktan bağımsız yönetmek mümkün olmayacak!
Daha görmeden reddettikleri maddelere de geleceğiz ama işin özü budur..
Artık açıkça söyleyecek cesaretleri yok ama biz söyleyelim..
Dertleri bize eskisi gibi boyunduruk vurmaktır.
Dertleri budur.. 
 
Mehmet KENAN
Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2017, 17:46


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER