Şifa kaynağı muhteşem bitkiler

Mucize bitkiler, sadece gribe karşı değil; kansere, kalp-damar hastalıklarına ve daha bir çok hastalığa da şifa dağıtıyor.

Şifa kaynağı muhteşem bitkiler

1. Limon: Limon özellikle ünlüler tarafından en iyi detoks yiyeceği olarak kabul ediliyor. Oldukça yüklü bir C vitamini kaynağı olmasının yanı sıra, limon vücudunuzun PH ve asit – alkali değerlerini dengede tutmaya yarıyor. Bu demektir ki, vücudunuzda faydalı bakteriler daha kolay üreyebilecek ve dışarıdan aldığınız zararlı maddeler kolaylıkla atılabilecek.

2. Acai çileği: Küçükcük olabilirler ama Acai çilekleri dünyadaki en güçlü antioksidanlardan biridir, üstelik enerjinizi de oldukça arttırırlar. Vücudunuzdaki fazla yağdan, zararlı serbes radikallerden ve karbonhidratlardan arındırırlar.

3. Kurt Üzümü: Bu elips şeklindeki küçük kırmızı meyveler genellikle kurutulmuş şekilde satılıyor.Bu küçük meyveler içinde vitaminler, beta karotenkler ve kansere karşı bağışıklığı arttıran maddelerle dolu küçük kırmızı bombalar gibiler. Antioksidan etkisi için ise günde bir avuç kurt üzümünü atıştırmalık olarak yiyebilir veya sabah yediğiniz yulafınızın içine katabilirsiniz.

4. Nar: Antioksidan olarak çok kuvvetli bir meyve daha. Mücevher görünümlü her küçük tanecik, flavenoidslerin yanı sıra A, C, E vitaminleri, folik asit ve demir içeriyor. Ayrıca cildinize de çok iyi geliyor.

5. Yeşil sebzeler: İşte annenizin size sürekli yeşil sebzeler yedirmek istemesinin nedeni; lifleri sayesinde sindirimi ve dolayısıyla toksinlerden kurtulmanızı kolaylaştırdığı gibi; A, C,E vitaminleri ve demir bakımından da çok zenginler. Bu sebzelerden en fazla besin değerini almak için, çiğ olarak ya da salata formunda tüketmeye çalışın.

6. Sarımsak: Nefesinizi biraz kokutuyor olabilir ama sarımsak sağlığınız için çok faydalıdır. Her bir dişi oldukça fazla antioksidan içermesinin yanı sıra aynı zamanda allicin adlı maddeyi doğal olarak içinde taşır. Bu madde vücudunuzda antioksidan etkisi görür.

7. Keten Tohumu: Günde sadece 2 yemek kaşığı keten tohumu günlük omega 3 ihtiyacınzın ve doymamış yağ ihtiyacınızın tamamını karşılar. Bu tohumlar ayrıca magnesyum, lifler ve antioksidanlar içerir.

8. Brezilya Kestanesi: Tuzlanmamış, işlemden geçirilmemiş haliyle bu kestaneler detoks diyetiniz için mutlaka gerekli. Bu kestanelerde bağışıklığınızı güçlendiren ve enerjik olmanızı sağlayan selenyum maddesi var, bunun yanı sıra E vitamini, bakır, magnesyum, manganez, potasyum, kalsiyum ve demir de içeriyor.

9. Beyaz Çay: Yeşil çayın detoksunuza ne kadar faydalı olduğunu eminim her zaman duyuyorsunuz, fakat iş antioksidan açısından zenginliğe gelince, beyaz çayı mutaka denemelisiniz. Beyaz çay, çay bitkisinin henüz tam olgunlaşmamışken toplanan yapraklarının kurutulmasıyla elde ediliyor.

10. Bakliyat ürünleri: Eğer iyileşme sürecindeyseniz ve enerji ve proteine ihtiyacınız varsa, bakliyatlar tam da ihtiyacınız olan şeyler. Vücudunuzun sağlıklı hücreleri üretmesini sağlarlar ve detoks sürecinde de oldukça etkilidirler.

11. Kahverengi Pirinç: Beyaz karbonatlar yerine tam tahıllı yiyeceklere yönelmek, akıllı bir hareket olur. Kahverengi pirincin bir porsiyonundan B vitamini, protein, manganese, selenyum, magnesyum ve birkaç çeşit protein alaabilirsiniz.

12. Yosun: Yosunun yüzyıllardır Japon Mutfağı’nın vazgeçilmez besinlerinden biri olmasının iyi bir nedeni var.. . Yosun içinde başta magnezyum, olmak üzere 25 farklı vitamin ve mineral barındırıyor.

13. Tere: Bir dahaki sefere kendinize bir salata hazırladığınızda, içine mutlaka tere de katın. Bu lifli yeşil sebzeler içeriğinde B1, B2, B6, C ve E vitaminlerinin yanı sıra, mangenese, caroten ve potasyum gibi mineraller de bulunduruyor.


Bunların dışında çok şafalı olanlar:

Süt devedikeni Bu dikenli bitki menekşe çiçekli olup yol kenarında ve ekseriyetle sıcak ülkelerde bulunmaktadır. Yüz yıllarca süt devedikeninin tohumları içerisinde saklı bulunan aktif silymarin maddesi karaciğer güçlendirici takviyesi olarak kullanılmakta. Silymarinin karaciğer üzerinde yüksek koruyucu etkisi nedeniyle iltihapları ve zehirlenmeleri önlemekte. Ayrıca karaciğer yağlanmasına karşı etkili bir ilaç. Bilimsel çalışmalar sonucu süt devedikeni karaciğere zarar verebilecek tüm maddeleri yok edebildiği ispatlanmıştır. Yine Önemli özelliklerinden birisi de karaciğer hücrelerinin süratlı bir şekilde yenilenmesine destek olması.

Misk otu Pelin otu akrabasından bir bitki olan misk otu (Artemisa vulgaris) şifalı bitkiler arasında özel bir yere sahip. Orta avrupa da yetişen misk otu buralarda yaşayanlara büyük avantaj olarak çok ucuza satın alınabilir. Misk otu bir çok şikayetlere karşı kullanılır. Daha çok hazım şikayetinde ve kadın hastalıklarınada faydalıdır. Yani hazım zorluğunda, iştahsızlık, gaz sıkıntısında ayrıca adet kanamasında oluşan sancılara ve ağrılara karşı oldukça faydalı bir bitki. Misk otunun bir çeşidi ise uzak doğu asıllı Artemisia Annua dır. Geleneksel çin tıbbın yüz yıllar boyunca uyguladığı ve son araştırmalara göre kanser ve sıtma hastalıklarına karşı başarı sağlayan bir bitki.

Karnıyarık (Plantago Afra) tohumu Karnıyarık tohumu çözülebilen bir lif yapısına sahiptir ve bu lif sayesinde bol miktarda su emebilmektedir. Sadece bir çay kaşığı karnıyarık tohumu su dolu bardağın içine atıldığında kısa sürede pudding gibi katılaştığını göreceksiniz. Şişme kapasitesi oldukça çok olan karnıyarık tohumu bağırsak tembelliğine karşı vazgeçilmez bir yardımcıdır. Neden? Çünkü bağırsağın içine şişkinlik veren bu tohum sayesinde gerilme meydana gelmekte ve dolayısıyla dışkı dışarı atılmaktadır. Aynı zamanda yine bağırsak duvarlarında yapışmış artıklar temizlenmekte. Eğer daha kuvvetli bir etki istiyorsanız o halde karnıyarık tohumunun kabuğunu almalısınız. Psyllium tohum kabuğu (Plantago Avota) diye bilinir ve çok iyi bir bağırsak temizleyicidir. Günde 2,5 litre su içmeniz çok önemlidir aksi halde yine tıkanmalara sebep olabilir. Karnıyarık tohumu içerisinde bulunan yaraları iyileştirici Epiletik doku, mide ülseri ve basura karşı çok faydalıdır. Mide ve bağırsak zarını koruyucu etkisi bulunan bu epiletik doku zarların tekrar canlanmasına vesile olmakta. Kesin bir bağırsak tıkanıklığında karnıyarık tohumu içilmemesi tavsiye olunur.

Dulavrat otu Dulavrat otu bitkisinin uçlarındaki dikenli pıtarakları hatırlarsınız, en azından çocukluk dönemimizde bir çok kez istemeden üstümüze, elbiselerimize yapışmıştır. Hatta o kadar çok yapışıyorki saçların arasına girdiğinde kurtulmak epey zaman alabilir. Asıl bu otun yapışkanlığı ise kan için oldukça büyük önem taşır. Bağlayıcı özelliği ile dulavrat otu bedendeki metalleri ve zehirleri kendine çekmekte. Bedende biriken zararlı toksinler böylece çok hızlı şekilde dışarı atılmaktadır. İdrar söktürücü olması nedeni ile kendine bağladığı zehirleri sadece bağırsak yoluyla değil böbrek üzerinden de dışarı atabilmekte. Dulavrat otu bakterilerin üremesini engellediği gibi mantarı da yok eder. Bu nedenle deri hastalıklarında veya kepeklenen kafa derisi tedavisinde tercih edilen doğal bir ilaç. Dulavrat otunun ana bileşimi inulin (çözünür bitkisel lif), mukus, kokulu ve uçucu yağ, burukluk verici asit, acı asitler, sitosterol maddesi ve mikrop ve mantar önleyici maddelerdir.

 Ayıüzümü yaprakları Bu bitki böbreklerdeki zararlı maddeleri hem dışarı atar hemde sağlıklı kalma açısından faydalıdır. Özellikle mesane (idrar kesesi) ve idrar yollarını açtığı için faydalıdır. Ayıüzümü yaprakları öksürüğe ve kronik, süreğen ishallere karşı kullanılır. Ana bileşimi ise arbutin (bitkisel leke giderici) dir. Bunun yanı sıra burukluk verici asit, bitkisel kökenli bileşikler ve biraz da kokulu ve uçucu yağlar vardır. Doğru tedavi doğru hazırlanışa bağlıdır. Soğukyaklaşım ile önemli maddeler süzülmekte fakat mideye ağır gelebilecek burukluk asit ise tamamen içerde kalmakta. Şu şekilde hazırlayablirsiniz: Ayıüzümü yapraklarını soğuk su ile ıslatın sonra oda sıcaklığında bir kaç saat bekletin. Yapraklardan arındırılmış suyu tekrar ısıtın (kaynatmayın); artık hazırhale gelmiştir yudumlayabilirsiniz. Rahatsızlığınız hafifleyince içmeyi bırakın zira ayıüzümü yaprağı hergün çay niyetine içmeye pek müsait değildir.

 Saparna kökü Saparnanın (Sarsaparille) türkiyede yetiştiği bölgeler marmara, batı ve güney anadoludur. Bu bitkinin kökünden elde edilen ilaç yüzyıllardır ağrılara karşı tedavi yöntemi olarak seçildi. 1%-3% arası saponin (bitki türlerinde bulunan kimyasal bileşik sınıfı), fitosterol (alkol niteliğinde organik bir madde) ve yüksek molekül ağırlığı olan karbonhidrat, nişasta içerir. Önceleri (sifiliz) frengi hastalarında tedavi ilacı idi. Şimdilerde ise bir çok kan temizleyici çayların unsuru olmakla beraber hastalanınca şiddetli ağrı veren karaciğeri zehirli maddelerden arındıran önemli bir bitkidir. Saparna kökü bedene çevreden etki eden zararlı maddeleri de temizler ve doğal tıp açısından kene ısırması ve astım rahatsızlığı ile alerji tedavisi yöntemi arasına girer. Saparna kökü kanda akyuvarların oluşumunda uyarı görevi üstlenir. Özellikle de T-lenfosit (bağışıklık sistemi işlevlerinde ana düzenleyici) ve makrofajları (yiyici hücre) uyarır. Böylece bağışıklık sistemi yeniden kuvvetleşir. Saparna kökü egzama (dermatit), akne, siğil, sedef, çıban gibi hastalıkları azaltmada yardımcı olabilir. Aynı zamanda kuvvet macunu sayılan bu bitki erkeklik hormonu üretimini teşvik eder ve cinsel gücün artmasında yardımcı bir unsurdur.

Kara hindiba otu  bu bitkinin tadı hafif acımsıdır. Bileşiğinde sarı veya kırmızı renkli molekül grubu, bitkisel kökenli bileşikler, kas liflerini büzücü madde, vitaminler, inorganik maddeler, epiletik doku ve ayrıcada kökünde doğal nişastalı bir madde ihtiva eder. Kara hindiba otu acıkmaktan gelen başağrısına, yüksek tansiyona, öksüreğe, bağırsak tıkanıklığına ve safra kesesi rahatsızlığına karşı faydalıdır. Kan dolaşımına katkısı bulunan bu bitki doku bağlarında biriken ve romatizmaya veya gut hastalığına neden olan metabolizma cürufunu da tahliye eder. Deneyenlerde gözle görülür bir ağrı azalması tespit edilmiştir. Düzenli bir hindiba otu kürü ile safra kesesi salgısını harekete geçirerek safra taşının büyümesini engelleyebilirsiniz. Mide ve bağırsak şişkinliğinde, gaz birikmelerinde ve hazımsızlıkda etkili bir doğal tedavidir. İdrar söktürücü özelliği ile de bedeni rahatlatır. İlkbahar gelince taze hindiba otu çayı, kökü, şurubu veya yapraklardan elde edilmiş tozu 4-6 hafta arası içebilirsiniz.

 Isırgan otu Isırgan otunu tanımayan yoktur. Eskiden deri, kas ve eklem ağrılarında kullanılan ısırgan otu ürat birikimine meyilli insanlar için de iyi gelmektedir. Yaprak olarak bakıldığında belki biraz başbelası olabilirler, ama ısırgan otları çayınızın ya da çorbanızın içinde tüketildiğinde, doğadaki en iyi antioksidanlardan biridir.İdrar yolları boşaltımında etkilidir. Harici kullanılırsa ısırgan otu isilik ve güneş yanığında tedavi eder; hem bitki hekimleri tarafından doğal tedavi yönteminde romatizma ve gut hastalığına karşı önerilen bir tentürdir. Aşağıda ısırgan otunun ihtivasını izleyebilirsiniz: mineraller ve eser elementler (demir,silis) vitaminler (C, B2, K1 (kan pıhtılaşması düzenleyici) bitkisel kökenli bileşimler (0, 6ya varan bitki boyası) organik asitler, kahve asiti, pantotenik asit (karbonhidrat, yağ ve protein metabolizması için gereklidir), vitamin C, B2 ,K1 steroid:P-sitosterol prostat alakalı idrar sorunlarında faydalıdır fitosteroller kolesterolü (kanın yağlanması) düşürür serotonin (mutluluk hormonu) kolin ve asetil kolin, nötransmitter görevinde bulunarak sinir uyarılarını iletir triterpen, antimikrobiyal özelliktedir acımsı maddeler (organik asitlerin ve alkaloitlerin bir bileşimi), safra için faydalıdır Isırgan otunun hem dahili hemde harici yararları çoktur.

Aşağıda sizlere ana başlıkları ile tedavi alanını bildirmek istiyoruz metabolizmayı harekete geçirerek cüruf ve zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kanı ve böbrekleri temizler. Bunun için mesela bir bitkisel çaya ısırgan otu karıştırılıp içelebildiği gibi toz halindede su veya meyveli meşrubatla içilebilir. Kan dolaşımı sorunlarında tedavi edicidir. Isırgan otu çok iyi bir demir kaynağı olup, muhtevasında klorofil (renk verici madde) mevcuttur. Annelerin süt salgılamalarını destekler Kas ve eklem romatizmaları iyileştirir Gut hastalığını yok eder Deri hastalıklara karşı etkili Egzama, mesela çocuklarda kulak arkası ıslanmasını önler Allerjik ve kaşıntı yapan deri hastalıkları önler Ülsere meyilli durumlarda (mide, bağırsak, dudak, ağız) kullanılır Karaciğer ve safra rahatsızlıkları giderir Hazımsızlıkda, tıkanıklık, ishal, gaz birikmesi, şişkinliği giderir Basura karşı etkilidir Böbrek ve idrar yollarında taş oluşumunu önler Kanşekeri düşürür Solunum organlarını yağlar Böbrekleri uyarır Prostat ve idrar yolları şikayetleri giderir Saçlara kuvvetlilik ve canlılık verir Isırgan otu çayı mesela saç kepeklerini giderir Saç beyazlamasını önler eğer dahili ve harici taze sıkılmış ısırgan otu suyu kullanılırsa

 Huş ağacı yaprağı Tıbbi açıdan huş ağacı yaprağı böbreklerde kan dolaşımına ve idrar yollarına olumlu etki eder. Bu bitki çay veya taze sıkılmış su veya hap olarak satılır. Harici kullanım için bakım ürünleri mağazalarından bulabilirsiniz Huş ağacı yaprağının faydalı olduğu alanlar: İdrar yollarını bakteri ve iltihapdan temizler böbrektaşı şikayetinde romatizma şikayetinde kan temizleyici “ilkbahar kürü”

Enginar yaprakları Aslen doğu tarafından gelen enginar boyu 2 metreye ulaşabilen, uzun ömürlü devedikenine benzer bir bitki. Bitkinin ucundaki çiçek tomurcukları sebze niyetiyle yenilebilir. Faydalı olan tarafı ise yapraklardaki özüdür. Ana maddesi (cynarin) acımsı maddeler, vitaminler, bitkisel kökenli bileşikler, mineraller. Safra ve karaciğer dostu enginar yaprağı idrar söktürür ve karaciğeri koruyucu özelliğe sahip. Pankreası acımsı maddelerle uyarır ve sindirim için su ürettirir ayrıca kandaki yağı ve kolesterolü düşürür. Daha bitmedi iltihabı önler, kasılmaları çözer ve antioxidan (antioxidan maddeler serbest radikallerle reaksiyona girip, onları daha kararlı hale getirir ve böylece tümör oluşumunu engeller) görevi yapar. Enginarı kapsül ve taze bitki suyu olarak bulmanız mümkündür. Evet biraz bitkiler hakkında araştırma yaparak kendinizi sağlıklı yaşama hazırlayablirsiniz. Dilerseniz ilkbaharda kendinize bir bitki kürü yapmayı da ihmal etmeyin.

Rezene: Rezeneyi çay olarak tüketebilir ya da yemeklerinizin içine kök olarak katabilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 01 Nisan 2018, 09:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER