Çocuklarda Bulaşıcı Hastalıklar

Çocuklarda Bulaşıcı Hastalıklar

Çocuklarda Bulaşıcı Hastalıklar

Çocuklar, bağışıklama yöntemlerinin gelişimiyle bulaşıcı hastalıklarla geçmişe oranla daha az karşılaşılmaktadır. Bulaşıcı hastalıklara karşı çocuklarda aşı, etkin bir yöntemdir. 

Virüslerin üst solunum yolu hastalıklarının yanı sıra döküntülü bulaşıcı hastalıklara da yol açmaktadır. Çocukların kış aylarında kalabalık ortamlara girmesiyle yoğun olarak geçirdikleri bu hastalıkları şöyle sıralanabilir :

Difteri: Daha çok çocuklarda görülen, difteri basilinin neden olduğu öldürücü olabilen bir hastalıktır.

 Bulaşma, difterili bir hastayla yakın temasta bulunma, difteri basillerinin bulaşmış olduğu eşyaların, yiyecek ve içeceklerin kullanılmasıyla olur.

 En duyarlı yaş 2-8 yaşlardır. 

 Sonbahar, kış mevsiminde görülür.

Difteri basilinin yerleşme yerine göre; 

 Ağız

 Boğaz

 Gırtlak

 Göz

 Göbek

 deri 

 orta kulak difterisi görülür.

Genelde boğaz ağrısı, yutma zorluğu, burun akıntısı, ses kısıklığı görülür.

 Ateş olmayabilir.

 Boyundaki lenf bezleri şişer.

 Hastalık,kalp ve sinir sisteminde hasara yol açar, geçici felçlere sebep olabilir.

 Yatak istirahatı gerekir.Bol su ve yumuşak gıdalar  verilmelidir.

 Difteri aşısı hastalığı önler.

Kızamık: Genellikle kış ve ilkbahar mevsimlerinde görülür. Etkeni kızamık virüsüdür. Koruma amacıyla kızamık aşısı, mutlaka her çocuğa zamanında yaptırılmalıdır. 

 Kızamık virüsünün neden olduğu, döküntülü, bulaşıcı bir çocuk hastalığıdır.

 Bulaşma : Hastanın ağzından çıkan damlacıklarla bulaşır.

 Her yaşta görülebilir. Genellikle 6 aydan büyük çocuklarda daha çok kış sonu, bahar aylarında görülür.

Belirtileri : Yüksek ateş, halsizlik, iştahsızlık, nezle, öksürükle başlar. 

 Gözler yaşarır, kızarır, kirpik dipleri çapaklanır. 

 Kızamığın en önemli özelliği ağızda koplik lekelerinin çıkmasıdır. 

 Bu lekeler, ağızda kırmızı zemin üzerinde tuz taneleri serpilmiş döküntüler görünümündedir. 

 Lekelerden 1-3 gün sonra kulak arkasından başlayan, yüz, boyun, gövde bacaklarda yayılan deri döküntüleri görülür. 

 Döküntüler, büyük lekeler hâlindedir.

 Döküntü safhası 3-4 gün sürer. 

 Döküntüler kaybolduktan sonra kepeklenme görülür

 Bakım Ateş döneminde yatak istirahatı sağlanır. 

 İlaç kullanımı

 Hasta iyi bakılmazsa kızamık; orta kulak iltihabı, zatürree ve beyin dokusu iltihabına sebep olabilir.

 Korunma : Aşılanma ile korunma sağlanır.

 Kızamık, vücutta kırmızı döküntü, ateş ve öksürüğe neden olan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Tanı için mutlaka doktor kontrolü şarttır. Kuluçka dönemi 8-12 gündür. Vücuttaki döküntüler başlamadan 2 gün önce ve döküntüden 4 gün sonrasına kadar bulaşıcılık sürer. Damlacık yoluyla bulaşır. Döküntü öncesinde 1-2 gün süreyle ateş, burun akıntısı, gözlerde sulanma ve kuru öksürük görülür, bazen ishal olabilir. Ağız içinde yanakların iç kısmında küçük beyaz lekeler oluşur. 1 hafta süreyle hastalık etkisini sürdürür. Hastalık süresince çocuk yakından izlenilmeli, ateşi kontrol altında tutulmalı, dinlenmeli ve bol bol sıvı tüketmeli, azar azar beslenmelidir. 

 Kızamık virüsünün neden olduğu bu hastalıktan yine aşı ile korunmak mümkündür. İlk belirtileri bir iki gün süreyle ateş, burun akması, göz sulanması ve kuru öksürüktür. Yanakların iç tarafında beyaz lekeler, alında, kulaklarda hafif kırmızılık görülür. Bu kırmızılık daha sonra tüm vücuda yayılır.

Kızamıkçık

Kızamıkçık virüsünün neden olduğu hafif ateşli ve döküntülü seyreden bir hastalıktır.

 Gebelikte dikkat !!!!!

 Bulaşma hasta ile temasla olur. 

 Genellikle 6 aydan büyük çocuklarda görülür.

 Belirtileri: Hafif ateş , nezle ve halsizlikle başlar.

 Kızamığın hafif şekline benzer.

 Döküntü öncesi kulak arkasında lenf bezlerinde şişlik görülür.

 Ağızda toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı döküntüler fark edilir.

 Deri döküntüleri önce yüzde başlar, sonra hızla boyna kollara,gövde ve bacaklara yayılır.

Döküntüler 2-3 gün sürer.Kızamıktan daha az belirgin noktacıklar hâlinde,pembe renklidir

 Bakım: Kızamıkçık hafif bir hastalıktır. Hastanın birkaç gün dinlenmesi gerekir.

 Hastanın iştah durumuna göre kolay sindirebileceği besinler verilir.

 Kendiliğinden iyileşir.

Korunma: Aşılama ile olur.

Genellikle kış ve ilkbahar mevsimlerinde görülür. Koruma için aşı önemlidir. Tedavisi yoktur. Bir kez geçirdikten sonra bağışıklık kazanılır. Etken, Rubella virüsüdür. Doğrudan ya da damlacık yoluyla bulaşır. Kuluçka dönemi, 14-21 gün arasıdır. Bulaşıcılık dönemi ise, döküntülerin başlamasından önceki 1 hafta ve döküntülerden sonraki 1 haftalık dönemdir. Hafif ateş ve boyundaki lenf bezlerinde şişlik olabilir. Yüzde pembe renkli döküntüler şeklinde başlar ve tüm vücuda yayılır. Bu durum, 4-5 gün sürer. 

Rubella virüsünün neden olduğu bu hastalıkta bazen hafif ateş ve boyundaki lenf bezlerinde şişkinlik görülür. Yüzde küçük, düzgün, kırmızımsı pembe lekeler görülür. Lekeler vücuda ve damağa yayılır. Aşı ile korunmak mümkündür.

Kızıl: Vücutta deride döküntülere neden olan, glomerülonefrit ve romatizmal ateş gibi çok önemli komplikasyonlara yol açabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Öksürük, aksırık ve damlacık enfeksiyonu şeklinde görülen kızıl hastalığı, özellikle okul çağındaki çocuklarda yaygındır. Kuluçka süresi 2-5 gündür. Bulaştıktan sonra ateş, boğaz ağrısı, bulantı ve kusma belirtileridir. Bu durumu izleyen 1-2 gün içinde, deride kırmızı leke ve çizgiler oluşur. “Kızıl döküntüsü” denilen cilt bulguları, el ve parmaklarda soyulmaya neden olur. Dilin çilek görünümünü alması, bademciklerin beyaz leke ve iltihapla kaplanması, hastalığın sık karşılaşılan belirtilerindendir. Bulaşma enfekte insanla doğrudan temasla olur.

3-12 yaş arası çocuklarda, ilkbahar ve kış aylarında sık görülür.

 Bulaşma, hastaların burun,boğaz salgıları ve deri döküntüleri ile olur

 Ani başlayan yüksek ateş, baş, boyun, karın ağrısı vardır.

 Hastanın bademcikleri şişer ve kızarır.

 Dil,çilek görünümünde paslıdır.

 Daha sonra kıpkırmızı bir görüntü alması kızılın tipik özelliğidir. 

 Döküntüler, hastalığın başlangıç belirtilerinden 1-2 gün sonra yüzde başlar, vücuda yayılır. 

 Önceleri sarımtırak kırmızı ve toplu iğne başı büyüklüğündeki döküntüler birbiriyle birleşir ve bütün vücut derisi güneş yanığı görüntüsü alır. 

 Döküntüler dirsek içi, kasıklar, diz altı, koltuk altı gibi kıvrımlı yerlerde yoğunlaşır.

 Bakım: Doktor önerisine göre ilaç tedavisi yapılır. Hasta çocuk 10-15 gün dinlenmelidir. 

 Erken tedavi edilmezse böbrek hastalığı, romatizma, orta kulak iltihabı ve zatürreeye neden olur.

 Korunma: Hastalığın aşısı yoktur. Hasta çocukla temastan kaçınılmalıdır. 

 Hasta ile temas edenlerin boğaz kültürü alınmalı, sonuç pozitif çıkarsa hemen tedaviye başlanmalıdır.

Suçiçeği

Genellikle kış ve ilkbahar mevsimlerinde görülür. Aşıyla koruma sağlanabilen bir hastalıktır. Bu nedenle aşı programına mutlaka uyulmalıdır. Virüs, daha ilerleyen yaşlarda zona hastalığına dönüşebilir. Damlacıklar yoluyla havadan bulaşır. Kuluçka dönemi, 14-16 gündür. Mikrop bulaştıktan sonra, ilk belirtiler; hafif ateş, halsizlik, iştahsızlık ve kaşıntıdır. 1-2 gün içinde özellikle yüz ve saçlı deriden başlayan, önce kırmızı leke şeklinde olup, daha sonra sivilceye dönüşen ortası sulu kabarcıklar belirir ve tüm vücuda yayılır. Bunlar, yaklaşık 8 saat sonrasında kabuklanmaya başlar. Döküntüler, genellikle 5-20 gün devam eder. Hastalık süresince çocuk, kontrol altında tutulmalı ve çocuğun odası sık sık havalandırılmalıdır. 

Varisella-zoster virüsünün sebep olduğu Su Çiçeği hastalığı, hafif ateş, halsizlik, iştah kaybı ve şiddetli kaşınma ile başlar kısa süre içinde vücutta kırmızı lekeler oluşur. Bu lekeler daha sonra sivilceye dönüşür ve kabuklanır. İnsandan insana damlacıklar veya hava yoluyla bulaşır.

Virüslerin neden olduğu çok kolay bulaşabilen, döküntülü ve özellikle kışın çok görülen bulaşıcı bir hastalıktır.

 Her yaşta görülebilir

 Bulaşma, insandan insana , öksürme ve hapşırmaylaçevreye yayılan damlacıklarla ve deri kabarcıklarına direk temasla olur.

 Belirtileri: Bu hastalıkta hafif ateş, iştahsızlık, halsizlikle beraber deri döküntüleri vardır. Döküntüler, önce göğüste başlar sonra tüm vücuda yayılır.

 Sulu kabarcıklar şeklindedir. 

 Bu kabarcıklar, açık pembe renkte önce sulu sonra kabuklu olup son derece kaşıntılıdır. 



 Döküntüler genelde iz bırakmaz. 

 Bakım: Evde yatak istirahatı şarttır. 

 Döküntülerin mikrop kapmaması için kaşıntıyı gidermek gerekir. 

 Kaşıntıyı azaltmak için doktorun önerdiği losyonlar kullanılmalıdır.

 Karbonatlı suyla silmek de kaşıntıyı hafifletir. 

 Çocuğun vücut direncini artırıcı besinler verilmelidir. 

 Vücudu sıkmayan bol giysiler giydirilmelidir.

 Korunma; Hasta kişilerle temas edilmemelidir. Suçiçeğinin bir yaşın üstünde yapılabilen aşısı vardır. Ancak kullanımı yaygın değildir. 

Kabakulak

Virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır.

 Bulaşma : Damlacık yoluyla olur.

 Kuluçka dönemi :18-20 gündür. 

 5-15 yaş arası çocuklarda görülür. 

 Kış sonuna doğru sık rastlanır.

 Belirtileri : Çene altı ve kulak altı tükürük bezlerinin şişmesi sonucu boynun yan tarafında yumru oluşur. 

 Yutkunmada acıma hissi, ateş ve ağız kuruluğu görülür. 

 Lokal hassasiyet 

 Erkeklerde çok dikkat !!!! 

 Ergenlik çağında ve daha sonra kabakulak geçiren erkek çocuklarında testislerin iltihaplanması sonucu kısırlığa yol açabilir. 

Bu nedenle hastalık süresince doktor kontrolünde olunmalıdır

 Bakım : Yatak istirahatı sağlanmalıdır. Bol proteinli, yumuşak, sıvı besinler verilmelidir. 

 İlaç tedavisi

 Korunma : Aşılama yoluyla yapılır. Hasta çocuk iyileşene kadar okula gönderilmemelidir.

Tükürük bezlerinde şişliğe yol açan viral bir enfeksiyondur. Özellikle 2-12 yaş arası aşısız çocuklar risk altındadır. Bu nedenle koruyucu olarak aşı önemlidir. Genellikle çocuklarda görülse de erişkin yaşlarda da hastalık geçirilebilir. Etkeni kabakulak virüsüdür. Kuluçka dönemi, 2-3 haftadır. Genellikle ateş, iştahsızlık, halsizlik ile başlar, tükürük bezinin şişmesiyle yanakta kulak altında şişkinlik oluşur. Çocuk; çenesinde ağrı, yutma güçlüğü ve ağız kuruluğu hisseder. Hasta ile yakın temasla, solunum yoluyla ve aynı bardak, çatal ve kaşığın kullanılmasıyla bulaşır. Bulaşıcı dönem, şişliğin başlangıcından 1 gün öncesi itibariyle 9 gün boyunca devam eder. Hasta ile temastan 2-3 hafta sonra, mikrobu alan diğer kişide de belirtiler başlar. Hastalık süresince çocuk, kontrol altında tutulmalı ve çocuğun odası sık sık havalandırılmalıdır. 

Boğmaca

Nedeni boğmaca basilidir.

 Temas ve damlacıklar ile bulaşma

 İlkbahar,kış aylarında sık görülür.

 Her yaşta görülebilmesine rağmen 6-7 yaşlarından önce daha fazla görülür. 

 Süt çocuklarında ağır seyreder.

Hastalık 3 dönemde izlenir:

 Nezle dönemi: Soğuk algınlığı şeklinde başlar. Hafif nezle, ateş, öksürük, iştahsızlık, göz yaşarması görülür.1-2 hafta sürer.

 Öksürük dönemi: 3-6 hafta sürer. Üst üste boğulur gibi öksürük nöbetleri, derin soluk alma, öksürükten sonra kusma görülür.

 Bu öksürüklerde yüzde kızarma,morarma olur.

 Dil dışarı çıkar.Gözler dışarı fırlar gibidir ve yaşarır.

 Soluk alırken ıslık çalar gibi ses çıkar.

 Öksürük sonrası balgam vardır.

 Terleme, yorgunluk,halsizlik ortaya çıkar.

 İyileşme dönemi: 2-3 hafta sürer. Bazen iyileşme aylar da sürebilir. 

 Zamanla öksürük nöbetlerinin şiddeti ve sayısı azalır. 

 Hasta rahatlar, iştahı düzelmeye,neşesi yerine gelmeye başlar.

 Bakım: Çocuk mutlaka doktora götürülmeli, doktorun önerdiği ilaç tedavisi uygulanmalıdır. 

 Dinlenme ve yatak istirahatı şarttır. 

 Hastanın odasının sık sık havalandırılması ve nemlendirilmesi gerekir. 

 Bol proteinli ve vitaminli gıdalarla az az ve sık sık beslenmelidir. 

Bol sıvı almalıdır.

Korunma: Hasta çocuklar, sağlıklı kişilerden uzak tutulmalıdır. 

 Aşılama tam korunma sağlar. 

 Hastalığı geçirenler ömür boyu bağışıklık kazanır.

Çok bulaşıcı bir hastalıktır. Damlacık yoluyla bulaşır. Kuluçka dönemi, 7-10 gündür. Hastalığın başlangıcındaki dönem, bulaşıcılığın en fazla olduğu dönemdir. Bulaşıcılık dönemi, 30-40 gün daha devam eder. Aşı ile sağlanan bağışıklık, 5-7 yıl kadar sürer. Dolayısıyla koruyuculuk süresi bitiminde yeniden aşı olunması yararlıdır. Önce kuru öksürük ve hafif ateş görülür. 1-2 hafta içinde nöbet şeklimde öksürük krizi, öksürme esnasında ciltte kızarma, morarma ve terleme olabilir. Çok küçük bebeklerde solunum durması olabilir. Öksürük sonrası genellikle kusarak balgam çıkarılır. Mutlaka doktor kontrolü şarttır. Bebeklerin hastanede gözetim altında tutulması gerekebilir.

Menenjit

 Virüs ve bakterilerin neden olduğu beyin zarı iltihaplanmasıdır. 

Erken teşhis edilmediği zaman ölümle sonuçlanır

 Belirtileri: Bebeklerde kusma, havale, düzensiz solunum, bıngıldakta kabarma görülür.

 Büyük çocuklarda daha başlangıçta hastanın durumu ağırdır. Kusma, ateş, baş ağrısı, dalgınlık ve ensede sertlik, vücutta mor lekeler vardır.

 Hastalığın tam teşhisi beyin omurilik sıvısının incelenmesiyle olur. 

 Hasta çocuk mutlaka hastanede gözetim altında tutulmalıdır. 

Korunma; Menenjit aşısı vardır. Ancak zorunlu aşılar grubunda değildir. İsteğe bağlı olarak yapılabilir.

Çocuk Felci

 Belirtileri: Ateş, baş ağrısı, kusma, karın ağrısı, ense sertliği ile kendini gösterir.

 Başlangıçta daha çok üst solunum yolu enfeksiyonuna benzer. 

 Hastalık, hastaların bir kısmında hafif geçirilse de bir kısmında hastanın iyileştiğinin düşünüldüğü dönemden 1-2 gün sonra ağrı ve ense sertliği ile daha şiddetli olarak ortaya çıkar. 

 Hastaların büyük kısmında felç görülmezken bazı tiplerinde birkaç gün süren yüksek ateşten sonra asimetrik olarak sağ kol etkilendiğinde sol bacak etkilenir ve felç görülür. 

Çok şiddetli türleri ölüm ile sonuçlanabilir

 Korunma: Doğumdan sonra 3-4. aylarda yapılan aşılama ile sağlanır. 

Bir yıl sonra polio aşısının tekrarı yapılarak tam bağışıklık elde edilir

Tüberküloz: Tüberküloz basilinin neden olduğu başta akciğer olmak üzere bütün vücudu tutabilen kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. 

Her yaş ve mevsimde görülebilir.

Bulaşma: Kan yolu ile (gebelikte anne hasta ise hastalık plasenta aracılığıyla bebeğe geçer)

 Deride açık yaralar, kesikler varsa deri yolu ile

 Solunum yolu ile(hastalarla direk temas, hastaların salgılarının bulaştığı eşyalar, havaya karışan tozlara bulaşmış basillerle)

 Tüberkülozlu ineklerin sütünün kullanımı ile olur.

 Belirtiler: Hafif, sürekli öksürük, ateş, halsizlik, iştahsızlık, yorgunluk, kilo kaybı, nefes almada ağrı vardır. 

 Hastalık ilerledikçe kanlı balgam görülebilir.

 Bakım: Doktor kontrolünde ilaç kullanımı, kesinlikle yatak istirahatı, iyi beslenme ve temiz hava iyileşmeyi sağlayacaktır.

 Aşılanma yoluyla korunma sağlanır.

5 . Hastalık 

Beşinci hastalıkta etken, parvo virüsüdür. Döküntülü bir hastalıktır. Özellikle 5-15 yaş arası çocuklarda görülür. Çocuklarla temasta olan, önceden bu virüsle karşılaşmamış yetişkinlerde de görülebilir. Kuluçka dönemi 4-14 gün kadardır. Başlangıçta nadiren eklem ağrıları, hafif ateş olabilir. İlk bulgu, yüzde yoğun kızarıklıktır. Daha sonra kol ve bacaklarda kızarıklık ve sonrasında döküntü görülür. Döküntü, 3 hafta içinde kaybolup tekrar oluşabilir. Aşısı ve tedavisi yoktur.

6 . Hastalık 

Altıncı hastalıkta etken, herpes virüsüdür. Döküntülü bir hastalıktır. Sıklıkla 3-18 aylık bebeklerde görülür. Kuluçka dönemi 5-15 gündür. İlk bulgular; yüksek ateş, huzursuzluk ve iştahsızlıktır. Ateş düşürücü alınca, bebeğin biraz daha keyifli olduğu görülür. Yüksek ateşli dönem, 3-4 gün sürebilir. Daha sonra aniden ateş kaybolur ve özellikle gövde, boyun ve kollarda kırmızı döküntü görülür. Döküntü başladığında, bebekte başka bir hastalık belirtisi kalmaz ve ateş düşer. Bağışıklık sistemi normal olan çocuklarda, herhangi bir komplikasyona yol açmaz. Döküntü 1-2 günde kaybolur.

: Ani başlayan ve 39- 40 dereceye kadar yükselen ateş Altıncı hastalığın en önemli belirtisidir. Çocukta ateş, hafif burun akıntısı, baş ağrısı ve mide bulantısı diğer belirtilerdir. Boynun yan kıvrımlarında, kulak arkalarında ve başın arka kısımlarındaki lenf bezleri şişebilir. Bu hastalıkta ateş düştükten hemen sonra vücutta kırmızı renkli kaşıntısız deri döküntüsü oluşur.



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER