NE EVET NE HAYIR AMA BOŞ DA DEĞİLİZ…


AHMED TARIK

AHMED TARIK

30 Ocak 2017, 23:39

                                                 
Henüz siyasi partiler bile referandum için propaganda çalışmalarına başlamamışken, cefakar milletimiz çoktan evetciler ve hayırcılar olarak saflarını aldılar ve  kılıçlarını çektiler.  Evetçiler de Hayırcılar da en taraflı anketlerde bile yüzde 50 sınırını aşamıyor tabi anket şirketlerinin  kararsızlar diye geçiştirip dağıtıverdiği büyük çoğunluk  dağıtılmadan önce..

Göz ardı edilen kaydadeğer hiç de azımsanamayacak bir çoğunluk var ki bunlar kesinlikle sandığınız gibi hem evetcilerin hem hayırcıların iştahını kabartan, eninde sonunda benim olmalısın kabilinden baktıkları ortadaki kararsızlar değil…
Onlar, ne evet ne hayır ama boş da değiliz diyenler.

Onların bu kararının siyasete karşı ilgisizliğinden, ülkede ne olup bittiğini umursamayışlarından  veyahut onca işin gücün arasında bir de referandumu düşünemeyişlerinden kaynaklandığını  zannederseniz  onlara büyük bir haksızlık yaparsınız. 

 Ne de olsa referandum günü ya evet ya hayır diyecek eli mahkum derseniz büyük bir hayal kırıklığı sizi bekliyor olabilir.

Evetçiler kararsızlara evet dedirtmeye yeminli, Hayırcılar da hayır dedirtmekte pek azimli.

Kararsızlar gerçekten kararsız mı yoksa evet diyenden de hayır diyenden de daha mı kararlı…

 
Uzatmadan gelelim neden hayır demediklerine;

CHP ile aynı safta olmayı dinsizliği siyasete alet eden bir zihniyetle birlikte hareket etmek olarak algılayıp bunun dinden çıkma tehlikesini bile içinde barındırdığını düşünmeleri. 

CHP’nin üniversitelerde baş örtüsü yasağını kaldıran anayasa maddesi değişikliğine itirazı ve bunu anayasa mahkemesine götürdüğü günü dün gibi hatırlamaları. 

CHP’nin meslek liselerine yapılan acımasız katsayı adaletsizliğinin ortadan kaldırılmasına itiraz etmesi ve bu katsayı adaletsizliği ortadan kalktığında, düz liseliler haksızlığa uğramış olur şeklinde trajikomik bir itiraza imza atmış olması. 

Yüzyılın ihanetinin altına imza atan alçak FETÖ’nün darbe girişiminin olduğu gece, yıllarca ben sözümü tutarım çünkü benim adım ‘Kemal’ şeklinde içi boş propaganda yapan, darbe olursa tankın üstüne önce ben çıkarım diye bağıran ‘Kemal’ in  o uzun gecede cılız bir darbeye karşıt görüş bildirmesinden öte bir icraatını göremeyişleri. 

Koalisyon dönemlerinde kendi kısır çekişmeleri yüzünden ülkemize patinaj yaptıran siyasi partileri unutamayışları ve başkanlık sisteminin koalisyon dönemlerini bitirecek olması. 

Yedi Haziran seçim sonuçlarında bir koalisyon tablosu çıkmış olmasına rağmen partilerin bir koalisyon kurmayı becerememiş olmaları ve artık ülkemizin böyle koalisyon muhabbetleriyle kaybedecek vaktinin olmadığını düşünmeleri. 

Hayırcı cephenin küçük ortağı HDP’nin ülkemizi bölmek dışında bir derdinin olmadığını bilmeleri, barış adı altında savaş nasıl olurmuş tüm dünyaya gösteren HDP ile aynı safta olmanın  en son isteyecekleri şey bile olmaması. 

Erdoğan ‘a diktatör yakıştırması yapan hayırcı zihniyetin başını çeken sol zihniyetin  koalisyon dönemlerinde bile gerçek bir diktatöre taş çıkarmaları ve bunların tek başına iktidar olmaları halinde diktatörlükte nasıl zirve olunurmuş tüm dünyaya göstereceklerini bilmeleri. 

Referandum sonucunda hayır çıkması durumunda ülkede zaten var olan ekonomik istikrarsızlığın, doları avrosu olmayan sıradan vatandaşın da somut şekilde hissetmeye başlayacağı korkusu. 

Millletimizin silahını milletimize  doğrultan terör örgütü FETÖ’nün  lideri asrımızın deccali Fethullah Gülen’in hayır cephesinde yer alıyor olması ve o deccalle aynı cephede yer almaktansa bin kez ölmeyi tercih etmeleri. 


Hayır dememek için bu kadar çok nedeni varken bunlar kesin evet der diye düşünenlere cevabım şu olur ki evet dememek için de çok makul sebepleri var bu insanların…  
Neden evet değil yazımız çok yakında…
                                                    
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
elif - 9 ay önce
yazı oldukça yanlı,bölücü ve de komik...
Avatar
gvz - 9 ay önce
Elinize sağlık. Yazınızin devamını bekliyoruz.