"Paranız da sahte alkışlarınız da sizin olsun!"

"Paranız da sahte alkışlarınız da sizin olsun!"

Aylardır yazıp çiziyoruz, bulunduğumuz her ortamda ise konuşmaktan, bağırmaktan dilimizde tüy bitti...

Sağlık çalışanları, "Yoruldular, kırgınlar, tehdit ediliyorlar, dayak yiyorlar, yaralanıyorlar, ölüyorlar!.." diye...

Hasta ve yakınları tarafından fiziksel şiddete, egosu şişik, kendini bilmez bazı yöneticiler tarafından ise psikolojik şiddete maruz kalıyorlar...

Yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen susuyorlar ve canla başla çalışmaya devam ediyorlar...

Acılarını, üzüntülerini yüreklerinin en derin yerlerine gömerek!..

***

Pandemi hızını hiç kesmeden sürdürüyor hâlâ...

Maske takmayan, sosyal mesafeye dikkat etmeyen fütursuzca davranan insanların inadı ve ısrarı yüzünden!

Hastalanınca da bir afra, bir tafra, efelenmeler...

Hooop!

Yesinler sizin kaprislerinizi amma!..

Sağlıkçılar çok sıkıldı, yıldı bu davranışlarınızdan...

Onlar da bir anne, bir baba, evlat, eş, kardeş...

Maddi ve manevi sıkıntıları var, gelecek ve geçim kaygısı yaşıyorlar...

Haberiniz var mı, biliyor musunuz?

Siz nasıl bir gözle, gözlükle bakıyorsunuz bilemem ancak sistem, şiddet böyle devam ederse hastalandığımızda tedavimizi yapacak sağlıkçı bulamayabiliriz!

Sağlıkçılar, "Biz yaşarsak sizler de yaşarsınız!" diyorlar...

Anlayabildik mi acaba?

***

Kovid olduğunu öğrendiğimiz annemizin, babamızın veya sevdiğimiz bir yakınımızın yanında refakatçi kalmamak için türlü bahaneler sıralayıp "jet hızıyla" oradan kaçarken...

Geriye bıraktığımız canları; sevgiyle, sabırla kucaklayıp, büyük bir özveriyle sandalyelerin tepesinde hiç uyumadan tedavilerini yapıp sağlığına kavuşturan, iyileştiğinde ise mutlu olandır onlar...

Sağlıkçılarımız!

Bizler bu insanlara yapmadığımızı bırakmıyoruz!..

Niye?

Yazıklar olsun bize be!..

***

Haftalardır Sağlık Bakanlığı'nın sağlık kurumlarına göndereceği "Tavandan ek ödeme genelgesini" bekliyorlar...

"Mutsuzuz, itibarsızlaştırıldık, fakirleştirildik..." diye seslerini farklı platformlarda duyurmaya çalışıyorlar...

Yazdıklarından, yorumlarından anladığım kadarıyla "Bıçak kemiğe dayanmış" durumda.

Veee...

Sağlıkçılar, hem bakanlığa, hem üst düzey yöneticilere, hem de sendikalara; yıllardır mali ve özlük haklarında iyileştirme, düzenleme ve yeterince mücadele yapılmadığından dertliler, kırgınlar...

Öyle diyorlar...

Şimdi MG isimli sağlık çalışanının bir grupta yazdığı paylaşımını aktarıyorum size. Noktasına ve virgülüne dokunmadan...

Buyurun...

***

"30 yıllık meslek hayatımda; duymadığım küfür, hakaret ve beddua kalmadı. Eşim, anam, çocuklarım, sülalem ve hatta yedi ceddime kadar herkes nasibini aldı!.. Defalarca darp, cebir ve şiddete maruz kaldım. Kafama döner sandalye de yedim, suratıma yumruk ve tükürük de... Deskin üstüne çıkıp üstümüze uçarak atlayanlar, camı çerçeveyi indirip acili savaş alanına çevirenleri de gördüm. Tek bir hastamın 'Allah razı olsun' diyerek gülümseyişinde her şeyi unuttum... Kendimi bu sürece kadar hep değerli hissettim. Ancak bu süreçte liyakatsiz, basiretsiz, vizyonsuz idarecilerin elinde ve bakanlığımın umursamaz tavırlarında, sendikaların vurdumduymazlığında ilk defa kendimi değersiz ve itibarsız hissediyorum!.. Hiçbir şey bu süreçte yaşatılan kalitesizlik ve adaletsizlik kadar etkilememişti. Tek kalem maaşımızı talep edince, bizi paragöz gibi göstermelerinden utanç duydum. Paranız da sahte alkışlarınız da yalandan methiyeleriniz de sizin olsun! Bana mesleğime duyduğum saygımı, öz güvenimi, kaybettiğim huzurumu geri verin. Gerisi ne varsa sizin olsun!.."

Yorum sizin!..

Lale Akasoy-yenidönem

Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2020, 07:30

Ceren



YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER