Mehmet Kenan: Varlık Fonu ve Tekalif-i Milliye

Mehmet Kenan: Varlık Fonu ve Tekalif-i Milliye
                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                             
 
1921 yılının Ağustos ayı..
Sakarya Meydan Muharebesi öncesi..
On yıllardır, bir savaştan öbürüne savrulan halkın, 1.Dünya Savaşıyla birlikte hepten çöktüğü yıllar..
Her şeye rağmen milletin önünde beliren son ümit, Yunan’ı memleketten atmanın son çaresi, işte bu son muharebe!

Tam da bu muhataralı günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi, memleketin son mermisini namluya sürüyor: Tekalif-i Milliye Emirleri..

Bu emirlere göre, halk elinde ne kadar silah ve cephane varsa, üç gün içinde orduya teslim edecek, halkın elindeki yiyecek ve giyecek maddelerinin, her türlü makineli aracın %40’ına el koyulacak ve vakti geldiğinde devlet, bunun bedelini ödeyecek.. Tabii geriye bir devlet kalırsa..

Her evden, en azından bir çorap ve yalın kat bir don verilecek askerlerimiz için.. Hatta Mustafa Kemal Paşa’nın, Ege’nin köylerini iyi bilen Celal Bayar’a dönüp “bunu verecek güçleri var mı?” dediği söylenir.. Yani halk, bir çorap dahi veremeyecek kadar fakirdir o dönem..

Nitekim o dönemi yaşayan Anadolu’nun güzel insanları, elinde avcunda ne varsa ordusuna verir ve atılan son mermi yerini bulur! Önce Sakarya Meydan Muharebesi, ardından Büyük Taarruz kazanılır! Yunan artık memleketten kovulmuştur..

Son zamanlarda “Varlık Fonu” adı altında, devletin elinde kalan bütün büyük yatırımlarının, bütün önemli birikimlerinin tek bir fonda biriktirildiği günleri yaşıyoruz.



Anlaşılan o ki; devlet, ekonomik olarak Dünya’nın en büyük şirketlerine, Dünya’nın en büyük memleketlerine karşı, son kurşununu namluya sürmeye hazırlanıyor.

Görünen o ki; devlet artık büyük düşünüyor, büyük oynuyor..

Tıpkı Sakarya Meydan Muharebesi gibi, kaybedersek silinip gideceğiz bu topraklardan veya bu mücadeleyi kazanırsak bağımsızlığımızı yeniden kazanacağız..

Devlet, varını yoğunu ortaya koyduğu büyük bir savaşa hazırlanıyor..

Sen bu savaşın neresinde duruyorsun ey okuyucu?
Tarihin bize gönderdiği lider, işte elinde Sancak-ı Şerif’i taşıyor..
Muhalefet edecek illa ki bir şey bulup; bu savaşta liderini, devletini, milletini yalnız mı bırakacaksın?

Gemi dalgalarla boğuşurken ve senin kaptanın bu gemiyi sakin bir limana götürmek için kelle koltukta mücadele ediyorken; sen kamaranda oturup onun aleyhinde konuşunca, o güzel diyarlara sağ salim varırım mı sanıyorsun?
İşte önümüze sandık geliyor, referandumda başkanlığa evet diyeceğiz ve II.Kurtuluş Savaşı’na millet olarak hazır olduğumuzu, Dünya’yı yönettiğini zanneden bütün zalimlere haykıracağız!

Mehmet KENAN
 
Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2017, 16:06


YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER