Dr. sahtekar! Hayatlarını kâbusa çevirdi

İstanbul Bakırköy'de yaptırdığı sahte Cerrahpaşa Tıp Fakültesi diploması ile kendisini plastik cerrah olarak tanıtan Banu Altıntaş, 3 kadının vücutlarından aldığı yağı (liposuction) yüzlerine enjekte ederek yüzlerinde ve vücutlarında kalıcı izlere neden oldu. Yaptığı işlemlerle gelen hastaların hayatlarını kâbusa çeviren Banu Altıntaş'ın yargılandığı davada "Bilinçli taksirle yaralama" ve "Dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl hapis cezası ile 21 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.

Dr. sahtekar! Hayatlarını kâbusa çevirdi

Bakırköy'de bir güzellik merkezine cilt bakım için giden Filiz Çetin, plastik cerrah olarak kendisini tanıtan Banu Altıntaş'la tanıştı.

KENDİSİNİ DOKTOR OLARAK TANITTI

Banu Altıntaş, İnönü Üniversitesi'nde başladığı eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamladığını söyleyerek, Filiz Çetin'in güvenini kazandı. Genç kadın yağ aldırma (liposuction) ameliyatı olmak için sahte doktor Altıntaş ile anlaşarak güzellik merkezinden ayrıldı. Başına geleceklerden habersiz Filiz Çetin'taş ameliyat için 4 Ocak 2013 tarihinde Yenibosna'da bulunan özel bir hastaneye giriş yaptı.

HASTA İYİLEŞMEYİNCE SAHTE DOKTOR OLDUĞUNU İTİRAF ETTİ!

Genel anesteziyle uyutulan Çetin’in, sadece karın yağları için anlaşılmasına rağmen kolları ve bacaklarından da yağ alındı. Ameliyat sonrası hemen taburcu edilen Filiz Çetin, evde fenalaşınca bu kez sahte doktor Banu Altıntaş’ın evine gitti ve tedavi oldu. Çetin haftalarca kendine gelemedi. Daha sonra hesap sormak için Altıntaş’ın yanına giden Filiz Çetin, kadının “Ben aslında doktor değilim” itirafıyla hayatının şokunu yaşadı.

Ameliyat olduğu doktorun sahte doktor olduğunu öğrenen Filiz Çetin; Banu Altıntaş, eşi Hasan Altıntaş ve hastane başhekimi Süleyman Ç. ile doktor Ferhat A. hakkında suç duyurusunda bulundu. Sahte doktor Banu Altıntaş, gözaltına alındıktan sonra tutuklama istemiyle sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

DİĞER MAĞDURLAR DA HAREKETE GEÇTİ

Sahte doktorun diğer mağdurları Sekra Sak ve Saadet Özsoy da Altıntaş hakkında suç duyurusunda bulundu. Bakırkoy Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmaları birleştirdi. Soruşturma sonunda Banu Altıntaş hakkında “Kasten yaralama, resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık” suçlarından dava açıldı.

“HEKİM OLARAK TANITTIĞINA DAİR DELİL YOKTUR”

Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına sanık Banu Altıntaş katılmazken, taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan sanık Altıntaş'ın avukatı, “Mağdurların iradesini ifal edecek ustaca kandırıcı nitelik de ortaya konmuş eylemler söz konusu değildir. Müvekkilimi tanıyan insanlardır. Kendisini hekim olarak tanıttığına dair bir delil yoktur. Sadece beyanlarla mahkumiyet kararı verilemez. Bu nedenle müvekkilimin beraatini tale ediyorum” dedi.

SAHTE DİPLOMADAN BERAAT ETTİ DOLANDICILIKTAN CEZA ALDI

Mahkeme heyeti, sanık Banu Altıntaş'a ”Resmi belgede sahtecilik” suçundan beraat vererek onu “basit dolandırıcılık” suçundan 3 kez 2 yıl 2 ay hapis ve 2 bin 400 TL adli para cezasına çarptırdı.

Mahkeme, Banu Altıntaş’ın 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı sanatlarının tarzı icrasına dair kanuna muhalefet suçundan da 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Filiz Çetin ve Saadet Özsoy’a karşı bilinçli taksirle yaralama suçundan ayrı ayrı 12 ay hapis cezası veren mahkeme, cezayı 14 bin 400 TL adli para cezasına çevirdi. Semra Sak’a karşı bilinçli taksirle yaralama suçundan verilen 8 ay hapis cezası da 4 bin 800 TL adli para cezasına çevrildi.

Sahte doktor Banu Altıntaş emniyet ifadesinde olayı şöyle anlattı: “2007-2010 yılları arasında bir estetik cerrahın yanında hemşirelik yaptım. Ameliyatlarda bazı basit plastik cerrahi uygulamalarını öğrendim. Açtığım güzellik salonuma gelen Filiz Çetin sürekli kilolarından şikayet edince kendisine liposuction yapabileceğimi söyledim. Önce Yenibosna’daki bir hastaneye giderek başhekim S.Ç. ile görüştüm ve kendimi plastik cerrah olarak tanıttım. Kendisi bana ameliyathaneyi kullanabileceğimi söyledi. Filiz’e hastanede liposuction yaptım. Vücudundan 1 kilo yağdım. İşlem nedeniyle yaralanmadı. Taburcu olduktan sonra evine giderek kendisine 300 cc kan verdim. Benim doktor olmadığımı öğrenince beni şikayet edeceğini söyledi. Sağlık Bakanlığı Uzmanlık Belgesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp Doktoru diplomasını internetten temin ederek üzerine ismimi yazdım ve işyerime astım. Daha sonra diplomaları yırtıp attım. Zaten A4 üzerine fotokopi şeklindeydi. Yaptıklarımdan dolayı pişmanım”

Kaynak: Sözcü






YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER